İşçi ile işveren arasında gerçekleşen iş akdi taraflara birtakım yükümlülükler sağlamaktadır. Bu yazıda işverenin iş akdinden doğan borçları arasında olan “işçinin sağlığını ve güvenliğini koruma borcundan” bahsedeceğim.
İşveren, işçinin sağlık ve beden bütünlüğünü işyeri tehlikelerine karşı korumak zorundadır. İşverenin işçiyi gözetime diğer deyişle iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma borcunun hukuki dayanağını 4857 sayılı Kanun’un 77nci maddesine dayanmaktadır.Maddeye göre, işverenler iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. Yine mevzuatımızda 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4ncü maddesi ve Türk Borçlar Kanunu 417/2 oluşturmaktadır.
TBK m.417/2 “işveren işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.”şeklindedir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4ncümaddesi lüzumunca “işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlüdür.” İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu veya özel sektör farketmeksizin işçiler, memurlar, çıraklar, stajyerler tüm çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini kapsamaktadır. Madde işyerindeki tüm çalışanların sağlık ve güvenliğini koruma amacını güder. İşverenin Kanunuaaykırı davranışı nedeniyle bir zarar ortaya çıkarsa işçinin veya hak sahiplerinin tazminat hakları doğar. Zarar gören işçi bu yasal hükümlere dayanarak ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir.
İşveren işyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini belirlemeli ve bir risk analizi yapmalıdır. İşveren yaptığı risk analizi sonucunda işyerini Tehlikeli faktörlere karşı korumak için gerekli önlemler almalı, risk analizinde kabul edilemez risk olarak belirlenen tehlikeleri bertaraf etmek için tüm tedbirleri almalıdır.
İşveren çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli eğitim ve bilginin verilmesi konusunda iş başı eğitimleri ve periyodik eğitimlerle görevini yerine getiröek zorundadır.
İşveren işçilerine gerekli koruyucu ekipmanları temin etmeli ve bu ekipmanların kullanımı konusunda eğitimler vermelidir.Bunları temin ettiğini de zimmet listeleri ile belgelemelidir.
İşveren iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek için işyerinde uygun çalışma koşullarını oluşturmalı, çalışanına görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu denetlemeli ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını kontrol ettirmelidir
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/6384, Karar No: 2020/5741, 08.10.2020 tarihli kararında; “ İşverenin, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma zorunluluğu olduğu” belirtilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/11063, Karar No: 2021/14299, 16.11.2021tarihli kararında; İşverenin işçilerin sağlık durumlarını dikkate alarak uygun işlerde çalıştırma ve gerekli sağlık gözetimini sağlama yükümlülüğü olduğu belirtilmiştir.
İşverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini koruma borcunu yerine getirememesi durumunda hem cezai hem de idari sorumlulukları doğacaktır. İdari sorumluluk, işverenin yasal düzenlemelere aykırı davranması durumunda karşılaştığı yaptırımdır. Bu sorumluluk türü, işverenin iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği veya yerine getirmekte ihmal ettiği durumlarda ortaya çıkar. Bir idari yaptırımın söz konusu olabilmesi için iş sağlığı ve güvenliği kanununa aykırılık gerçekleşmelidir.Çünkü iş sağlığı ve güvenliği kanunu işverene birçok yükümlülük getirmiştir. Bu yükümlülükler arasında iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, işçilere gerekli eğitimlerin verilmemesi, tehlikeli işlerde gerekli önlemlerin alınmadığı, işçilere koruyucu ekipmanların sağlanmadığı tespit edildiğinde işverene idari para cezası uygulanabilir. Bu para cezaları işyerinin büyüklüğü, ihlalin niteliği ve ihlalin tekrarlanıp tekrarlanmamasına göre değişmektedir.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerindeki noksanlığı sonucunda bir iş kazasının gerçekleştiğinin müfettiş raporu ile tespiti halinde; iş kazasına bağlı olarak işçiye bağlanacak sürekli işgöremezlik geliri yahut vefatı halinde hak sahiplerine bağlanacak aylığı peşin sermaye değeri aktüeryal olarak hesaplanarak, SGK tarafından işverene rücu edilebilecektir.
Cezai sorumluluk ise işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle işçilerin zarar görmesi veya iş kazaları yaşanması durumunda devreye girmektedir. Uygulamada ölümlü işkazalarında işverenin yargılanması gündeme gelebilmektedir.
Sonuç olarak; önlemenin tazmin etmekten daha kolay ve acısız olduğu gerçeğinden hareketle, mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin önceden alınması idari ve cezai yaptırımlardan koruyacaktır. Aynı zamanda insan hayatının kutsallığı çerçevesinde proaktif yaklaşımlar benimsenerek ülke ekonomisine de yük yaratılması önlenebilecektir.
Sağlıcakla kalın…