TÜM YÖNLERİ İLE İŞE İADE DAVASI
Kıymetli okurlarım bu hafta işe iade davasını tüm yönleri irdelemeye çalışacağım. Keyifli okumalar dilerim.
İşe iade davası ne demektir? Kimler işe iade davası açabilir?
İşe iade davası, işveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz olduğunu düşünen işçinin, iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep ettiği davadır. İşe iade davası, iş sözleşmesi geçersiz bir nedenle sonlandırılan işçi tarafından açılabilir. İşverenin bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır.
İşe iade davası açılabilmesinin koşulları nelerdir?
-
İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor olmalıdır. Bu sayı belirlenirken yalnız işe iade davası açan işçinin çalıştığı işyeri değil, varsa işverenin aynı işkolunda başka işyerleri de hesaba katılır. İşçi sayısı belirlenirken, çıraklar, stajyerler değerlendirme dışıdır. Eğer asıl işveren alt işveren durumu söz konusu ise, personel sayısı hesaplanırken alt işverenin işçi sayısı ile asıl işverenin işçi sayısı ayrı ayrı hesaplanacaktır.
-
İşçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olmalıdır. 6 aylık kıdem hesaplanırken işçinin, aynı işverenin tüm işyerlerinde geçirdiği süreler dahil edilir.
-
İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır. Dolayısıyla belirli süreli sözleşme ile çalışan işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır.
-
İş güvencesinden faydalanmak suretiyle işe iade davası açabilmek için, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden biri olmamak gereklidir.
-
İş sözleşmesinin feshi geçerli bir sebebe dayanmayorsa, işe iade hakkı söz konusu olur. İş akdini sona erdirmek isteyen işveren, geçerli bir sebep ileri sürmek zorundadır. Geçerli sebep, kanunun belirlediği haklı sebepler kadar ağır olmamakla birlikte, işçinin çalışmasını ve işyerinin devamını etkileyen sebeplerdir. İş Kanunu, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılması gerektiğini hükmetmektedir. Bu genel kuralla birlikte kanun, hangi sebeplerin iş akdinin feshine gerekçe olamayacağını da sıralamıştır. Nelerin geçerli sebep olarak kabul edileceğine ise mahkeme karar verecektir.
-
İş Akdinin Feshi Son Çare Olmalıdır:
İş akdini fesh eden işveren, elinden gelen tüm iyiniyetle davranmalı ve çözüm yolları aramalıdır. Eğer tüm çabalara rağmen iş akdinin devam etmesi mümkün olmuyorsa, iş akdi fesh edilebilir.
İş Sözleşmesi Nasıl Feshedilecektir?
İşveren iş sözleşmesini, İş Kanunu’nun 19ncu maddesi uyarınca yazılı olarak feshedebilir. Bu yazılı bildirimde işçiye, iş sözleşmesinin neden feshedildiğini açık ve kesin bir şekilde belirtmelidir. Noter vasıtasıyla yahut yazılı şekilde bildirim yapılmalıdır. İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili bir nedenle iş sözleşmesi feshediliyorsa, mutlaka öncelikle işçinin savunmasının alınmasının gerekir.Aksi halde işe iade davası açabilir.
İş Kanunu’nun 20nci maddesinde işe iade davası düzenlenmiştir. İşçi, iş akdi sonlandırılırken kendisine bir sebep gösterilmemişse veya gösterilen sebep geçerli bir sebep değilse, işe iadesini talep edebilecektir.İş akdinin geçerli sebeple feshedildiğinin ispat külfeti işverene aittir. Ancak eğer işçi, gösterilen sebepten farklı bir nedenle iş akdinin sona erdirildiğini ileri sürüyorsa, bu durumu ispat etmek zorundadır.
İşe iade davasında süre:
İş Kanunu işe iadede hak düşürücü süreler belirlemiştir. İşçi, iş akdinin feshedildiği yönündeki açıklamanın kendisine ulaştığı andan itibaren 30 gün içerisinde işe iade talebiyle arabuluculuk sürecini başlatmalıdır.Arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması halinde arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden sonraki iki hafta içinde işe iade davasını açılmalıdır. Sürelere uyulmaması halinde işçi feshi kabul etmiş sayılacaktır ve işe geri dönmek için daha sonra dava açamayacaktır. İşe iade davası sonucunda işe iadesine karar verilen işçi başvuru yaptığı halde bir ay içerisinde işe başlatılmazsa, iş sözleşmesi feshedilmiş sayılır. Dolayısıyla iş sözleşmesinin fesih tarihi otuz günlük sürenin dolduğu gün olacaktır.
İşe iadesi kabul edilip de işçinin işe iadesine karar verilirse ne olur?
Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde işçi, işe başlamak için işverene başvurmalıdır. İşçi işe iade başvurusunu noterden göndereceği bir ihtarname ile yapmalıdır.Eğer işe başvuru yapmazsa, işverenin yapmış olduğu fesih geçerli hale gelir.
İşçi işe başlamak için başvurmuş ancak işverenin işe başlatma davetini cevapsız bırakmış, makul sürede işe başlamamış işçinin iş sözleşmesi de feshedilmiş sayılacaktır.
İşçi işe başlamak için başvuru yaparsa, işveren bir ay içerisinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. Eğer işe başlatmazsa, mahkeme kararıyla belirlenen tazminat miktarını ödemek zorunda kalacaktır. Bu miktar, en az 4 ay, en fazla 8 aylık ücret tutarıdır.
İşçi işe iade davası neticesinde işe başvuru yapmışsa ve işveren de işçiyi işe başlatmışsa, geçersiz hale gelmiş fesih nedeniyle ödediği ihbar ve kıdem tazminatını talep edecektir. Burada tüm tazminatların işçi tarafından ödenmesi yerine, kendisine yapılacak ödemeden mahsup edilmesi gereklidir. Eğer işveren bildirim süresi vermeden veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse, bu sürelere ilişkin ücret ayrıca işçiye ödenmelidir.
Ayrıca işe iade davasını kazanan işçinin boşta geçen süre tazminatı olan dört aylık sürede çalıştığı kabul edilerek SGK tarafından bildirimi yapılmamış olan bu süreler için re’sen prim hizmet belgesi düzenlenecek, işverenden primler yasal faizi ile birlikte talep edilerek, kayıt geçersizlği nedeniyle idari para cezası uygulanacaktır.
İşe iade davası açan işçinin işsizlik sigortası başvurusunda bulunmasının bir sakıncası bulunmamaktadır. Ancak eğer işe iade kararı verilir ve boşta geçen 4 aylık süre için kendisine ücret ödenmesine hükmedilirse, bu dört aylık süre için aldığı işsizlik sigortası ödeneğinin iadesi gerekecektir.
Her iki taraf açısından da tüm yönleriyle ifade etmeye çalıştığım bu sürecin yaşanmasına ihtiyaç duyulamaması dileğiyle. Çekişmesiz günler…
İlknur ŞAHAN USTA'nın Konya Postası Gazetesindeki Köşe Yazısından Alıntıdır.